Yemenli mağdurlara 59 ton gıda yardımı 

Hasene International Derneği Yemen’de süren iç savaştan dolayı mağdur olmuş ihtiyaç sahiplerine 59 tondan fazla gıda yardımı ulaştırdı. Almanya’dan İsmail Akkuş ve Salih Erçin’in gözlemci olarak katıldığı yardım çalışmalarında toplam 2.200 kumanya paketi dağıtıldı.

Zor şartlarda yolculuk

Uzun ve yorucu bir yolculuğun ardından Yemen’e ulaştıklarını söyleyen Hasene International gözlemcisi İsmail Akkuş Yemen’deki iç savaşın mağdur ettiği insanların kamplardaki yaşam hikâyelerini anlattı:

“İstanbul ve Amman üzerinden Yemen’e geçtik. Uçağımız Hadramut’a indi. Hadramut kerpiçten yüksek evlerin olduğu şehir. Uçağımızın indiği yerde gördüğümüz savaş helikopterleri ülkedeki olağanüstü durumu anlatan ilk işaretti. Hadramut’tan Marib’e doğru, oradaki kamplardaki mazlum ve mağdurlara ulaşmak için yola çıktık. Çölde yolculuk yaptık. Her 2-3 kilometrede bir askeri kontrollerden geçtik. Valilik tarafından müsaademiz olmasına rağmen her yerde durdurulduk.

Kamplardaki durum

2009 yılında yine Yemen’de bulunmuştum. 10 yıllık süre içerisinde bir ülke ve şartlar bu kadar mı geriye gider? Marib’teki kamplarda 3,5 milyon mülteci yaşıyor. Sana ile Marib, kırılmanın yaşandığı bölgeler. İnsanlar Sana’dan Marib’e doğru, güvenli bölgelere sığınmışlar ve orada oluşturulan kamplarda yaşamlarını sürdürüyorlar. Kamplar çölün ortasında yer alıyor. Kamplarda durum çok vahim. Çalı çırpılarda yapılmış, bezlerden oluşan küçük yerlerde yaşıyor insanlar. 8 kişilik bir aile küçük ve dar bir ortamda yaşıyor. Mutfak yok, tuvalet yok… Ben 46 yaşındayım, böyle bir tablo ile şu ana kadar karşılaşmadım. Afrika’dan da kötü bir durum var. Gittiğimiz bir kampta, 5 çocuğu ile tek başına kalmış, kocası çatışmada hayatını yitirmiş bir kadının dramına şahit olduk. Bizleri görenler hemen yanımıza gelip dertlerini anlattılar, yaşadıkları sıkıntılardan bahsettiler.

Kamplardaki insanların eğitim ve sağlık hizmetleri noktasında desteklenmeye ihtiyacı var. Buradaki kamplar 5 yıldır var. O yıllarda doğan bir çocuk bugün 5 yaşında, o gün 5 yaşında olan bir çocuk bugün 10 yaşında. Çocukların eğitime, hasta insanların sağlık hizmetlerine ihtiyacı var. Çocuk her yerde çocuk. Çocuklar çölün ortasında oynuyorlar. Çocukların eğitime devam etmesi lazım. Çok kötü şartlarda eğitim alıyorlar. Kamplarda eğitim çalışmaları çok zor şartlar altında yürütülüyor. Sınıf olarak kullanılan çadırları da ziyaret ettik. Kamplarda akrep ve yılan sokması sık yaşanıyormuş. Eğitim görülen sınıflarda çocukları akrep ve yılan soktuğu için aileler çocuklarını buraya göndermek istemiyormuş.

Bir kampın dere yatağına kurulduğunu gördük. 8 km uzunluğunda bir kamptı. 4.700 hanenin olduğu bilgisini paylaştılar bizimle. 25 binden fazla kişinin kaldığı bu kamp için, yağmur yağsa oluşacak selin bu kamptaki herşeyi alıp götüreceğini söylediler, Allah korusun, Allah yardımcıları olsun.

Devlet hastanesinde kalp ameliyatı olmuş ve kampta, 44 derece sıcağın altında yaşama tutunan yaşlı bir amcanın hikâyesini dinledik. Sana şehrinden gelmiş ve kampa sığınmış. Telefonuma baktığımda tam 44 dereceyi gösteriyordu ve sıcaktan dolayı kapandı. Bu hasta hali ile bu insan burada nasıl yaşayabilirdi?

2.200 kumanya paketi ve su arıtma tankeri yardımı

Kamplardaki insanlar dışardan gelen desteklerle ayakta duruyorlar. Biz, içerisinde 10 kg pirinç, 5 kg şeker, 5 kg un, 5 sıvı yağ, 5 adet makarna olmak üzere 59 tondan fazla gıda paketi dağıttık. 230 aileye zekât yardımında bulunduk.

Tankerlerle su geliyor kamplara, arsenik oranı yüksek su. Arsenikli sular kolera hastalığına sebep oluyor. Bu suyun arıtılması gerekiyor. Biz o sebeple arıtma tankeri aldık. Su kuyusu projesi kapsamında buradaki insanlara temiz su ulaştırılması için çalışmalar yapılmalı. Ayrıca 20 hisse adak akika kurbanının kesim ve dağıtımlarını da kamplarda gerçekleştirdik.

Yemenliler kadar Türkleri seven başka ülke insanı görmedim

Buralara gelmiş olmaktan dolayı içim çok rahat. Uzun süre vize bekledim. Yorucu bir yolculuğumuz oldu. Yemenli kardeşlerimize yardımların ulaştırılmasına aracılık ettiğim için çok mutluyum. Bizleri burada çok seviyorlar. Yemen ile Türk insanı arasındaki bağ çok kuvvetli. Yemen türküsünü buradaki insanlar da biliyor. Yemenliler bizlerin kardeşleri. Görünüm olarak Türkiyeli bir intiba vermediğim için ilk başta bana sürekli mesafeli yaklaştılar. Birgün üzerimde Türkiye forması vardı. Kontrol noktalarında kimlik istiyorlardı, istememeye başladılar. Nereye girsek saygı ile muamelede bulundular, sevgi ile karşıladılar. Restoranda bizden para almadılar. Bugüne değin 20 farklı ülkeye gittim ama Türkiye’yi bu derece seven başka bir ülke insanı görmedim.

Yemenli mazlumlar yardımlarınıza muhtaç

Yemen yardım bekliyor. Bizlerin sıkıntıları buradaki insanların yaşadıklarının yanında hiçbir şey değil. Yemenli mazlum ve mağdurlar için yardım yapmayı öncelemeliyiz. Türkiye’deki akrabalarımızın da ihtiyacı olabilir ama Yemen’deki durum çok farklı, çok dramatik ve çok acil. Kalıcı proje bağlamında evler yapılması gerekiyor. Temiz içme suyu imkânı sağlayacak hizmetlerle orada olmamız lazım. İnsanlar savaşın bitmesini, hayatın normalleşmesini istiyorlar. Bu kadar olumsuzluk içerisinde güzel olan şey, insanların yüzlerini güldürmüş olmamızdı. Bu teselli ile geri döndük.”