Hasene International Derneği’nin Acil Yardım Çağrısı kapsamında yürüttüğü yardım faaliyetleri Lübnan’daki Suriyeli ve Filistinli mültecilere de ulaştı. 

Lübnan’daki Suriyeli ve Filistinli mültecilere yapılan yardımları Türkiye’den Kübra Ege, Fatih Ege ve Berlin’den Zeynep Yalçın takip ettiler. Kumanya yardımları, içerisinde fasulye, mercimek, pirinç gibi kuru gıdanın oluştuğu 12-15 kg’lık gıda malzemelerinden oluştu. Kamplardaki ailelere toplam 350 gıda paketi dağıtıldı. 

Acil yardım gözlemcisi Kübra Ege çalışmalar hakkında bilgi verdi:
“Toplam 5 mülteci kampı ziyaret ettik. 600 km yol kat etttik. İkisi Suriyelilerin bulunduğu kamplar, diğer ikisi de Filistinlilerin bulunduğu kamplardı. 4 kampta toplam 300 aileye yardım dağıttık. Bir de Beyrut’taki Filistinli mültecilerin bulunduğu kampta 50 aileye yardım ulaştırdık.
İlk ziyaret ettiğimiz Ersal kampında ailelere kumanya paketi, battaniye, bebeklere şal ve şapka, 20 litre mazot, çocuklar için ilk yardım çantası yardımında bulunduk. Ersal Kampı Suriye sınırında, Beyrut’a dört saatlik bir mesafede yer alıyor. 

Kamplarda o kadar çok yetim çocuk vardı ki! Hasta olan insanlar da çok sayıdaydı. Ziyaret ettiğimiz Jeel el Bahar kampındaki insanlar genetik kan hastalığı denilen bir hastalığın kıskacındaydılar ve hastaların kanlarının tamamen temizlenmesi gerekiyormuş. Başka bir tedavisi de yokmuş. Durumları çok kötü olan anaokullarını ziyaret ettik. Rutubetli binalarda eğitim görüyor çocuklar. Burada çocuklar yaz tatillerinde üç ay gibi kısa sürede hafızlık eğitimini tamamlıyorlarmış. 

Filistin kamplarında elektrik kabloları açıktaydı ve büyük tehlike arzediyordu. Öye ki elektrik akımına kapılıp hayatını yitiren çocuklar olmuş. Filistin kamplarında yetim çocuklarına bakan anneler ile bir araya geldik. Yardım kalemlerimiz arasında battaniye de vardı.

Yedi sekiz yaşlarında bir çocuk telaşlı bir şekilde geldi, bir mavi bir de pembe battaniye aldı. Çocuğa pembe battaniyeyi kimin için aldığını sordum. Çocuk, ‘Babaannem için alıyorum. Benim annem de yok, babam da yok. Ben babaannem ile yaşıyorum.’ diye karşılık verdi. O kadar duygulandım ki! Kampta Hasene’nin desteklediği bir yetimle de karşılaştık. Hasene logosunu göstererek, ‘Benim ailem’ dedi.

Kamplardan bir tanesinde kucağında bir çocukla yaşlı bir amca geldi yanımıza. Çocuğu işaret ederek annesinin ve babasının Suriye’de öldüklerini, çocuğun yetim ve öksüz kaldığını söyledi. Eşim çocuğu sevmek için kucağına aldığında çocuk ağlamaya başlamıştı. Tekrar dedesine vermek istedi ama adam ortada yoktu. Anlaşılan o ki, dede bakamayacağı için bizim onu alıp götüreceğimizi ummuş olmalı. Adamı tekrar buldurduk ve çocuğu verdik. Çocuğa destek çıkmak için de bilgilerini aldık.

Farklı yaşam şartları, farklı insanlar, mağdur kimseler… Yardım alırken başını kaldırıp bakmayan babalar, gözleri sevinçten ışıldayan çocuklar… Kimi Türkçe, kimi İngilizce, kimi ağlayarak, kimileri bizlere sarılarak, kimileri de tebessümü ile bizlere teşekkür ettiler.